Motel Daphnis
     
Motel Daphnis

Motelimiz

Odalar ve restoran

Fiyat/ Rezervasyon

Ulasim

Daphnis Destani

Misafir Defteri ve Grup

Sarap

Realblog

 


2005 Eylul ayinda motelimizde kurulan dostluklar anisina Tarik Diler'in yazdiklari...


Destan kahramanlari iskelede

 

  Motel Daphnis Destani

 

 

Antalya’dan, Bodrum Golkoy’e geldik gece birde ancak

Uyuyordu herkes Daphnis issiz, kimse yok yer soracak

Bira iciyordu oturmus iki genc sahilde koltuklarinda

Sasirdilar birden o saatte bizi gorunce karsilarinda

 

Sag olsunlar yardimci oldular birakip biranin son demini

Cep telefonuyla uyandirdilar Daphnis’in patronu Emin’i

Kacarmiydi gece yarisi boyle gokten inmis nimet iki oda

Neydi bu kismet yarab, bak sen sansa sonu hayirlar ola

 

Uykulu halde, bir kosu kapip geldi icerden anahtarlari

Gosterdi bize biri ikili, biri tek yatakli yanyana odalari

Ust kattaydi odalar, hemen yandaki odadaydi Izmir’liler

Odaya tasirken cantalari gurultu ettik, acaba ne dediler

 

 

 

 


Sabah kahvaltida ozur diledik, aman efendim dediler

Self servis kahvalti, iyice doyduk birsey esirgemediler

Derken gunaydinlar karsilikli, tanismistik herkesle

Dostlarin hitabi kibarca beyefendi, hanimefendiyle  

 

Sanatci Coskun Demir, Editor Sanatci Bora Ayanoglu

Gul ve Muzaffer, Izmir’den Birten ve Esi Sadik Kirimli

Alt katta apartta kaliyordu Sencan, Ihsan ve kizlari,

Sencan’in kardesi, esi, kizlari birde Mujgan ablalari

 

Ahci Haldun, Koksal, Mustafa ve Fadime her ise bakiyor

Afacan cocuklari Mert, bisikletle gezip durmadan agliyor

Ilk gunler sadece kahvaltida gorduk, selamlastik dostlarla

Durmadan gezdik, aksamlari disardaydik Lale ve Barhan’la

 

Ucuncu gun oglumuz Barhan yanliz birakti Lale ile beni

Bodrum’un barlar sokaginda, gece hayatina atti kendini

Aksam gec vakit Bonrum’dan uzgun donmustuk motelimize

Dogum gunu kutlayip egleniliyordu herkes, bizim aksimize

 

Biz de biraz ayakta Coskun’u dinleyip, Ihsan’i kutladik

Gec olmustu ciktik odamiza, hemen yattik uyukladik

Sabahin yedisi denizden ve bahceden seslerle uyandik

Gercekten sabahlari guzeldi deniz, yuzduk doyamadik

 

Kahvaltida Muzaffer sut bardaklariyla geldi masamiza

Derken Gul elinde tereyagi gelip koydu tabaklarimiza

Coskun Demir sabahlari istahli, yapiyordu cift kahvalti

Lale ile bana hatir soruyordu icten, gonulden satafatli

 

Kisa surede bizler tanistik dost olduk herkesle hemen

Muzaffer ile Gul bu sabah yaptilar koca bir menemen

Lale ile dusundugumuz ev icin donerken arastirmadan

Gulgun geldi Aysen ile Golkoy’deki evine Istanbul’dan


Gulgun’dan hemen bir gun sonra, cok gecmeden aradan

Bora Ayanoglu’nun arkadasi Fuzan da geldi Istanbul’dan

Guzel bir grup olusmustu hemen oracikta kendiliginden

Muzaffer her sabah tereyagi ve sut getiriyordu Emine’den

 

Sanki insanlar kirk yillik dosttular,  tanisiyorlardi onceden

Bir sabah Mediha ile Jale gozuktuler motelin kosesinden

Biri sekseniki, digeri seksenbir yaslarinda iki olgun hanim

Herkes maca gitmisti aksam, birden sormaz mi Jale hanim

 

 

“Nedir sizin bu aranizdaki iliski, arkadasmisiniz beyefendi”

Tam adamina sormustu, kafamdaki isik hemen yaniverdi

“Aman efendim dedim evet arkadasiz, isterseniz anlatirim”

Kafamin icinde hemen canlaniverdi Jale’ye anlatacaklarim

 

“Gul ile Muzaffer, Emin’in arkadaslari, Muzaffer’i inegi var

Sutcu Emine’nin ortagi, sabahlari ahira gidip inegini sagar

Tereyagi ile sut getirir, bolca dagitir kahvaltilarda herkese

Geri cevirirsen kuser darilir, bikmadan israr eder yemezse

 

Bora Ayanoglu ile Coskun Demir bildiginiz gibi sanatcilar

Aksam yemeginde Muzaffer tereyagi israr edince kactilar”

“Peki efendim o sarisin hanim kim oluyor, biliyor musunuz”

“Aman efendim kacmiyor sizden, hemen yakistiriyorsunuz”

 

“O hanim Bora Ayanoglu’nun arkadasi, o da Muzaffer’den kacti

Eger kacip kurtulmasaydi, Muzaffer tereyagini ona zorlayacakti

Yarin kahvaltida size de sut ve tereyagi verecek biliyor musunuz”

“Aman efendim yiyemeyiz bize dokunur, yasakladi doktorumuz”

 

“Diger hanim ile beyefendi kim oluyorlar efendim, ne seker insanlar”

“Ayten Muzaffer’in ablasi, Gul’un korkepcesi yani gorumcesi olurlar

Mehmet Sadik da enistesi, TRT Izmir Televizyonu Genel Muduru

Galatasaray  hastasi, onceden hic gormedik boyle hasta turu”

 

“Aslinda onlarin tatili bitti gidecekler Muzaffer birakmiyor

Ister istemez onlar da Muzaffer’i kiramayip tatili uzatiyor”

Jale zeki uyanik kadin cin gibi, anlatiklarima pek akli yatmadi

Ancak caresiz ne yapsin, hic terslemedi sesini de cikartmadi

 

Lale ile birlikte yillardir her yeri durmadan geziyoruz

Bizi baglasalar, bir yerde uc gunden fazla kalamiyoruz

Iki hafta oldu her yer dokuluyor, ama buradan gidemiyoruz

Dostlar guzel, deniz guzel, sohbet guzel baska ne istiyoruz

 

Bu gun Gulgun’un dogum gunu otuz yasina giriyor sanirim

Lale heyecanli, hanim sen meraklanma pastasini ben alirim

Aksam cok mukemmel bir sofra ozel olarak birlikte kuruldu

Herkes  gibi Gulgun ve Aysen de cok zarifti, yemek guzel oldu

 

Sonra Coskun aldi eline gitari soyledi guzel sesiyle sarkilar

Bora aldi gitari caldi hic duyulmamis bestelerini costurdular

Ne guzel geceydi, ne mutluydu herkes keske hic bitmeseydi

Saat onikiden sonra Daphnis’te herkes uyudu sesler  kesildi

 


O gece dolunay vardi...

 



Nice yillara Ihsan bey...

 

Guzel gunler durmadan geciyor, vah bitiyordu tatilimiz

Unutulurmu oglenleri mayolarimizla manti yemelerimiz

Aksam uzeri Daphnis’ten self servis guzel demli caylar

Hic durur mu Fuzan, hemen getirir gidip sicak pogacalar

 

Sahilden geciyor fistikci, misirci, bohcaci Nermin hergun

Aman gurultuyu kesin sessiz olun Bora finali yaziyor bugun

Coskun’un katinda hidrofor, gece kapatip sabahlari aciyor

Sabah acmayi unuttu su kesikti, mahcup herkesten kaciyor

 

Aslinda Bora yanlis, ugrasip duzeltecegine o yabanci eseri

Yazsa ya uc perde komedi, Daphnis’teki su guzel gunleri

Bir gun herkes cimlerin ustunde sezlonglarda guneslenirken

Paldir kuldur kocaman traktor girdi Daphnis’in bahcesinden

 

Merak edip sorduk nedir Emin neler oluyor, dedi cimi sokecegiz

Iki defa surecegiz, kokleri ayikladiktan sonra yeni cim dikecegiz

Bir yanda elenirken koyun gubreli toprak, ekiyordu Mustafa cim

Hic olur mu her yer toz toprak icinde, devam ettiler dusunen kim

 

Emin cimi dikmeye kararli, toz toprak olup gubre kokunca ortalik

Yatip guneslenemedik, biz de gittik Bodrum’a pazarda oyalandik

Yalikavak pazarindan  Gul ve Lale iki Begonvil, Tarik aldi bir sus nari

Emin hevesle dikti odalarin onune, aman degmesin kimsenin nazari

 

O aksam gubre kokusundan yiyemedik motelde baliklari

Bu aksam dedik disarda yiyelim, gitsin su gubre kokulari

Bora camura yatti gelmedi, iyi degilim keyfim yok sekerim

Sonradan uyandik baliklardaydi gozu, bunlari nasil ekerim

 

Bora olmadan gittik  Bodrum’a Lale, Tarik, Fuzan ve Mujgan

Seyrettik Bardakci ve Gumbet koyunu degirmenlerin oradan

Doyamadik bu sahane manzarayi seyredip hayranlikla baktik

Bir cok fotograf cektik, yine geliriz dedik inanin zor ayrildik

 

Once Sadik ile Birten’in arkasindan su dokup gonderdik

Sonra Muzaffer ile Gul’u sulari aynen dokup yolcu ettik

Peslerinden Ihsan ile Sencan’i da su dokerek gonderdik

Derken Coskun’u annesi cagirdi Istanbul’dan, azad ettik

 

Bora Ayanoglu ayni aksam Yalikavak’a yemege goturdu

Cikartti karanlikta tepelere dar yollardan, kok sokturdu

Sonra ulastik Bora’nin bizi goturmek istedigi guzel yere

Herkes gormeli essiz manzarayi, Panorama’dan bir kere

 

 

Once kendimi ucaktayim sandim, Yalikavak isil isil altimizda

Karsi tepelere bulutlar inmis mehtap var, hersey soframizda

Mum isiginda yedik yemekleri Bora, Fuzan, Emin, Lale, Tarik

Essiz manzarada yedigimiz bu enfes yemegi hic unutamadik

 

Tadi damagimizda, kimse Panorama’dan ayrilmak istemedi

Bora bir ara caktirmadan ortadan kayboldu, hesaplari odedi

Donduk neseyle motelimize, keyfimize yoktu hic diyecek

Ben cok bozulmustum, mutlak yemegin karsiligi verilecek

 

Ertesi aksam Fuzan, Bora, Lale ve Tarik Gumusluk’e gideriz

Atladik arabaya, koyulduk yola Bora Ayanoglu rehberimiz

Gumuslukte mukemmel bir balik ziyafeti ile rakilar icildi

Bu guzel aksamin hesabi,  davrandi erken ve Tarik odedi

 

Bora ve Fuzan dediler hemen gitmeyin, bir kac gun daha

Deniz ne guzel, sezon bitiyor artik giremezsiniz bir daha

Biz kaldik, bir gun sonra Bora su koyuverdi, gidecegim diye

Ucagi aksam uzeri, sabah kalkmak icin saati kurmus yediye

 

Kahvaltidan sonra sahilde oturdu sandalyeye, panik halde bekledi

Dedim birakacagim seni ben Bodrum’a, ama o beni hic dinlemedi

Hava alani servisine geldigimizde Bodrum’a, zamana iki saat erkendi

Biraktim onu Bodrum garajinda, sakin ha sekerim sen bekleme dedi    

 

Jale ile Mediha taksi cagirdilar, sofor yakisikliydi cok sasirdilar

Taksi soforu bady-gard cikti, erken gelmisti hic umursamadilar

Caylar icildi aheste hic acele yok, yakisikli taksi soforu bekledi

Vakit gelince Jale kalkti “Mediha’cigim haydi artik gidelim dedi”

 

Onlarin peslerinden de su dokup, el sallayip Varan’la gonderdik

Ertesi gun sinavi varmis, Ankara’ya gitmis Emin’i hic goremedik

Barhan Bodrum’dan ucakla donmustu, bizden once Istanbul’a

Haydi dedim Lale’ye, atladik arabamiza sabah ciktik bizde yola

 

Daphnis’ten ayrilinca icimizde bir burukluk, cabuk  bitti tatilimiz,

Izmir, Ayvalik, Edremit, Havran, Balikesir, Bandirma’dayiz ikimiz

Kalkti feribot, amac nasipse iki bucuk saatte Istanbul’da olmak

Zaman cabuk gecti bitti tatil, maksat o guzel gunleri unutmamak

 

Degerli dostlar kazanip, cok guzel gunler yasadik Daphnis’te

Goruselim her zaman, omur boyu saglikla yasayalim hep birlikte

Sasti Lale bu ise hic usenmedi Tarik, durmadi bu destani yazdi

Sanirim herkes keyifle okumustur, yazilanlar Daphnis icin azdi....

 

24 Ekim 2005 Istanbul